Uluslararası SEO Nedir, Nasıl Yapılır

Uluslararası SEO Nedir, Nasıl Yapılır: Kapsamlı Rehber 2021

Last Updated on 18 Ağustos 2021 by Yıldırım SERTBAŞ

İnsanlar genelde uluslararası SEO hakkında düşündüklerinde, her şeyin çevrilmiş içeriğe sahip siteler yapmak ve hreflang uygulamakla ilgili olduğunu düşünüyorlar.

Fakat gerçekte durum tam olarak böyle değildir. İşin asıl kısmı sadece bu kadarla kalmıyor. Uluslararası SEO bunun çok daha ötesinde bir çalışma içeriyor.

Bu makalede, uluslararası SEO’nun neden önemli olduğunu ve rekabette öne geçmek için nasıl başarılı bir şekilde kullanılacağını açıklayacağım.

Uluslararası SEO nedir?

Uluslararası SEO, bir web sitesinin organik arama varlığını birden fazla ülkede veya dilde iyileştirmeyi amaçlayan tüm faaliyetlerin toplamıdır. Bu, dil ve ülke hedefleme tercihlerini, içerik yerelleştirmesini ve çok dilli bağlantı oluşturmayı belirten teknik SEO değişikliklerini içerir, ancak bunlarla sınırlı değildir.

  • birden çok bölge- çok bölgeli SEO olarak (multiregional SEO) adlandırılır
  • ve/veya diller – çok dilli SEO olarak (multilingual SEO) adlandırılır 

İngilizce ve Fransızca bir web sitesi ile Kanada’daki insanlara hizmet veriyorsanız, çok dilli SEO (multilingual SEO) yapıyorsunuz demektir.

ABD, Kanada, İngiltere ve Avustralya’daki insanlara İngilizce hizmet veriyorsanız, çok bölgeli SEO (multiregional SEO) yapıyorsunuz demektir.

Çok dilli ve çok bölgeli SEO’yu birleştirebilirsiniz. Örneğin: Kanada’daki insanlara İngilizce ve Fransızca, Fransa’daki Fransızlara ve Belçika’nın Flanders bölgesindeki Fransızca konuşan insanlara hizmet veriyor olabilirsiniz.

Devam etmeden önce, SEO yapmanın nihai amacının ne olduğunu kısaca hatırlayalım: yüksek dönüşüm potansiyeline sahip organik trafik sağlamak.

Bu son kısım önemlidir, çünkü bir sürü SEO’nun uluslararası SEO yaparken hatırı sayılır kazanç elde ettikleri açıktır. Siz de bu pastadan pay almak istiyorsanız okumaya devam edin.

Uluslararası SEO’yu Neden Önemsemelisiniz?

Uluslararası SEO, bir işi büyütmenin harika bir yolu olabilir, çünkü uluslararası SEO, rakiplerinizin ilgilenmedikleri kör noktaları olabilir.

Şöyle bir örnekle kafanızda kafanızda daha net şekilleneceğini umuyorum. Sitemde yaptığım değişiklikleri yeni içerikleri herkes aynı anda takip etme şansı var. Bu Türkiye içinden de olabilir, Amerika Birleşik Devletleri ya da Rusya fark etmiyor.

Fakat ben bir SEO aracı çıkarsam durum farklı olacaktır. Çünkü SEO araçlarında büyük rekabet var. Benim yapmam gereken mevcut oyuncuların odaklanmadığı pazarları yönelerek hızla pazar payı kapmak olacaktır.

Başka bir örnek: Şirketlerden biri online olarak bisiklet ve bisiklet parçaları satıyor. Hollandalı bir şirket oldukları için Hollanda pazarına hizmet vermeye devam ediyorlar. Kısa süre sonra, sınırlar ötesinde satış yapmaya başlamak için büyük bir potansiyel gördüler ve İngilizce konuşulan pazarlara odaklanan bir İngilizce web sitesi kurdular. 

Organik trafik gelmeye başladı. Amerika Birleşik Devletleri’nden, Birleşik Krallık’tan ve hatta Avustralya’dan bile. 

Burada şirket bir fırsat öngörmüş ve bunu düşük bir yatırım maliyeti ile hayata geçirmiştir. Hollanda zaten bisiklet sektörü ile Dünya’da tanınan bir pazar olduğu için firma bunu fırsata dönüştürmüştür.

Uluslararası SEO Çeviriden İbaret Değil

Uluslararası SEO, içeriği çevirmekten çok daha fazlasıdır.

Unutmayın, SEO, dönüşüm sağlama olasılığı yüksek olan organik trafiği artırmakla ilgilidir . Para kazanmak için bu işin içindesiniz, bu nedenle hedef kitlenizin sitenize geldiklerinde kendilerini evlerinde hissetmelerini sağlamanız gerekir, çünkü onların dönüşüm yapmasını ve para harcamasını istiyorsunuz.

Uluslararası SEO, kültürel farklılıkları yansıtırken, SEO’yu alıştığınız şekilde yapmanın bir birleşimidir.

Uluslararası SEO’yu iyi yapmak için sadece tercüme etmek yerine yerelleştirmeniz gerekir. Hedef kitlenizin kendi para birimlerinde ve dillerinde alışveriş yapmalarını sağlamanız ve kültürel bağlamlarında onlara doğru şekilde hitap etmeniz gerekir. Ayakkabı gibi fiziksel ürünler satıyorsanız, farklı ölçüm sistemlerini düşünün. Tarihleri ​​ve saatleri listeliyorsanız, yerel ayarlarında doğru biçimi kullanın.

Soruları varsa, onlarla kendi dillerinde iletişim kurun. İş alanınıza ve hizmet verdiğiniz kitleye bağlı olarak, botlara bile ihtiyacınız olabilir.

Uluslararası SEO, hedef kitlenize sitenizde hoş bir deneyim sunmakla ilgilidir. Uluslararası SEO’da başarılı olmak için güçlü bir empatiye sahip olmanız gerekir. Bunun içinse hedef kitlenizi gerçekten tanımanız gerekir.

Onları evde hissettirirseniz, size dönüşüm kazandıracaklardır.

Arama Motorları Hedef Kitlenizi Nasıl Belirler?

İdeal bir dünyada, arama motorları sitenizi her zaman hedef kitlenize göre sıralar. Ne yazık ki ideal bir dünyada yaşamıyoruz ve arama motorlarının hangi kitlelere hitap ettiğiniz konusunda ipuçlarına ihtiyacı var.

Bunu daha iyi anlamak için en yaygın ve anlamlı ipuçlarını gözden geçirmek önemlidir:

  • İçerik analizi: Hangi dilde yazılıyor? Yerelleştirme burada anahtardır; örneğin İngiliz İngilizcesi Amerikan İngilizcesinden farklıdır.
  • Alan ipuçları: Bir ccTLD mi kullanıyorsunuz .de gibi? Durum buysa, arama motorları muhtemelen Almanya’yı hedeflediğinizi varsayacaktır. 
  • Backlink profili: Backlinkleriniz öncelikle nereden geliyor? Bir web sitesinin geri bağlantılarının çoğunu .de ccTLD Almanca içerikli alanlardan aldığını varsayalım. Web sitesinin Alman pazarıyla ilişkilendirilmesi muhtemeldir.
  • Hreflang ipuçları:hreflang Hedeflediğiniz kitleleri iletmek için kullanıyor musunuz?
  • İçerik dili HTML özelliği: Google ve Yandex hreflang’ı desteklerken, Bing ve Baidu desteklemez. Bunun yerine, hedeflenen hedef kitle hakkında ipuçları için içerik dili HTML özelliğini kullanırlar.
  • Web yöneticisi araçları: Google Search Console’da yapılandırılmış dil ve/veya coğrafi hedefleme ve Bing Web Yöneticisi Araçları’nda coğrafi hedefleme bulunur. 
  • İşletme girişleri: Google My Business girişleri ve Bing’in Places For Business girişleri.

Uluslararası SEO Stratejisi: Uygulamanız Gereken 8 Adım

Kazanan bir uluslararası SEO stratejisi oluşturmak için şu 8 adımı izleyin:

  1. Pazar araştırması yapın
  2. Çalışanlarınızı uluslararası SEO’ya alıştırın
  3. Hedef kitlenize hitap etmenin en iyi yolunu araştırın
  4. SEO’nuzu nasıl yöneteceğinizi tanımlayın
  5. Tam kapsamlı anahtar kelime araştırması yapın
  6. Bir anahtar kelime stratejisi oluşturun
  7. Yerelleştirme sürecinizin nasıl çalıştığını tanımlayın
  8. Bir bağlantı kurma stratejisi oluşturun

Adım 1: Pazar araştırması yapın

Uluslararası SEO çekici geliyorsa, pazar araştırması yapmanın ve bir iş modeli oluşturmanın zamanı gelmiş demektir. Bunu yapmak için şu adımları uygulayın:

  • Ürününüz veya hizmetinizle hangi kitlelerin ilgilenebileceğini tanımlayın
  • Bu kitlelere etkili bir şekilde hitap etmek için neyin önemli olduğunu tanımlayın
  • Bu kitlelerin genellikle ürün ve hizmetleri nasıl bulduğunu araştırın
  • Sınırlı anahtar kelime araştırması yapın
  • Rakip araştırması yapın
  • Başlamak için ne yapmanız gerektiğini tanımlayın
  • İlk önce hangi kitlelere hizmet vermekle ilgilendiğinizi seçin

Ürününüz veya hizmetinizle hangi kitlelerin ilgilenebileceğini tanımlayın

Şirket içinde çevrenize sorun, iç sesinizi dinleyin, ancak hepsinden önemlisi şu anda aktif olarak hedeflemediğiniz kitlelerden trafik ve dönüşüm alıp almadığınızı görmek için analitik verilerinizi kontrol edin.

Bu kitlelere etkili bir şekilde hitap etmek için neyin önemli olduğunu tanımlayın

Bu kitlelerin yön bulma ve satın alma işlemleri sırasındaki temel itici güçleri nelerdir?

Düşünülmesi gereken şeyler:

  • Bir ccTLD’ye sahip olmak (örn. example.de).
  • Gerçekten yerelleştirilmiş içeriğe sahip olmak. yalnızca metin değil, görseller de.
  • Yerel fiyatlara sahip olmak ve yerel para birimlerinde ödemeleri etkinleştirmek.
  • Yerel canlı sohbete sahip olmak.
  • Ziyaretçilerin arayabileceği yerel bir telefon numarasına sahip olmak.
  • Yerel şirketlerden alınan sosyal kanıtların sunulması (örn. vaka çalışmaları ve incelemeler).
  • Tüm ürün ve hizmetlerinizi tüm kitlelere sunup sunmayacağınız. Ağır ürünler satıyorsanız, bunları dünyanın her yerine göndermeniz mantıklı olmayabilir.

İşte bir örnek: Hollandalılar, fiyatları ABD Doları cinsinden olan bir İngilizce web sitesinde gezinme konusunda genellikle iyidir, ancak bu Almanya ve Fransa’da tamamen farklıdır.

Ürününüz veya hizmetinizle veya hizmet vermek istediğiniz ülkeyle ilgili yürürlükte olan mevzuat olabileceğini lütfen unutmayın. İnternette sağlık ürünleri veya yiyecek satıyorsanız, neler yapabileceğinizi ve yapamayacağınızı araştırmanız gerekir.

Dikkate alınması gereken GDPR ve diğer veri koruma ile ilgili konular vardır. Örneğin Avrupa’da müşteri edinmek isteyen ABD merkezli bir şirketseniz, bunu araştırmanız çok önemlidir.

Bu kitlelerin genellikle ürün ve hizmetleri nasıl bulduğunu araştırın

Unutmayın: Herkes Google’ı kullanmaz ve kesinlikle herkes Facebook, Instagram ve Twitter’da da değildir.

Size bazı fikirler vermek için:

  • Almanya’da, fiziksel dergiler belirli nişlerde hala çok popüler.
  • Baidu, Çin’deki en popüler arama motorudur. Aynı şekilde WeChat platformu Çin’de çok popülerdir. Çin pazarına girmeyi düşünen bir e-ticaret işletmesiyseniz, WeChat’i de düşünmeniz gerekir.
  • Yandex, Rusya’daki en popüler arama motorudur ve Telegram gibi sohbet uygulamaları her türlü konuyu tartışmak için oldukça popülerdir.
  • Seznam, Çek Cumhuriyeti’nde oldukça büyük bir pazar payına sahiptir.

Diğer arama motorlarının Google’dan farklı çalıştığını unutmayın. Farklı sıralama faktörleri geçerli olacaktır, bu yüzden bunları hesaba katın.

Sınırlı anahtar kelime araştırması yapın

Anahtar kelime araştırması çok zaman alan bir çaba olduğundan, iş sürecinizi oluşturmak adına yeterli veriye sahip olmak için gerekli asgari çalışmayı yapın.

Rakip araştırması yapın

Rakip araştırması ve rekabet SEO’dan bağımsız genel çerçeveleri olan olgulardır.

Bu durum SEO’nun ötesine geçer. Bu durum ticari öngörü, güçlü ve zayıf noktalarınızı tartabildiğiniz SWOT analizlerine kadar dayanır.

Gelecekteki rakiplerinize bakın ve söz konusu olduğunda performanslarını ölçün:

  • SEO ve İçerik Pazarlama
  • Ücretli reklam

Sunduğunuz ürünler veya hizmetler, onların yapmadıkları veya yapamayacakları şeyler mi? Bir e-ticaret işletmesi için: rekabetçi nakliye ücretleri sunabilir misiniz?

Geleneksel rakip araştırmalarına çok benziyor, değil mi? Çünkü öyledir. Farklı bir pazara geçmek bir SEO kararı değildir.

Başlamak için neye ihtiyacınız olduğunu tanımlayın

Başlamak için neye ihtiyacınız var? Yerelleştirilmiş bir web sitesine sahip olmak, kesinlikle ihtiyacınız olan bir şey, ama başka ne var? Örneğin alan adları satın almanız mı gerekiyor yoksa mevcut alan adınızı kullanmaya devam edebilir misiniz?

Hizmet sunuyorsanız ve bir bölgenin kurumsal pazarının peşindeyseniz, orada satış personeli olan bir ofise ihtiyacınız olabilir.

Bir e-ticaret işletmesiyseniz, ülkeye bağlı olarak ihtiyacınız olan tek şey yerelleştirilmiş bir web sitesi ve yerel bir telefon numarasıdır. Ancak aynı zamanda yerel bir iade adresine (insanları yüksek ürün iade ücreti ödemeleri gerekeceğini düşündürerek korkutmamak için), yerel desteğe ve yerel bir banka hesabına ihtiyacınız olabilir. (insanlar uluslararası banka havaleleri için yüksek ücretler ödeyeceklerinden korkabilirler).

İlk önce hangi kitlelere hizmet vermekle ilgilendiğinizi seçin

Uluslararası SEO, çok aşamalı bir sunum olabilir. Uluslararası SEO ile deneyim kazanmak için yeni bir kitleye hitap etmeye başlamanızı ve oradan devam etmenizi öneririm. Bu, kuruluşunuzdaki gelecekteki çabalar için de ivme kazanmanıza yardımcı olacaktır.

2. Adım: Çalışanlarınızı uluslararası SEO’ya alıştırın

İş durumunuzu hazırladıktan sonra, çalışanlarınızı uluslararası SEO fikrine alıştırmaya başlayabilirsiniz.

Uluslararası SEO’yu dahili olarak satarken, satarken eğitmek önemlidir (seo’yu pazarlamaya benzer şekilde).

Burada açıklığa kavuşturulması gereken bazı önemli şeyler var:

  • Belirlediğiniz bütçenin yarısı ile yetinemezsiniz. Yeterli bütçe yoksa ve uluslararası SEO’ya başarı için adil bir şans veremiyorsanız, onunla hiç ilerlememeyi düşünmelisiniz. Yeterli ivme kazanmanız gerekiyor – özellikle bu ivmeye, daha fazla ülkeye dahili olarak satış satmak için ihtiyacınız varsa.
  • Uluslararası SEO, anahtar kelimeleri bir dilden diğerine çevirmekten çok daha fazlasıdır. Bağlamı anlamak en önemli noktadır. Uluslararası SEO’nun sadece çevrilmiş içeriğe sahip bir alt klasöre sahip olmak değil, bir düşünme süreci olduğunu anlamalarını sağlayın.

3. Adım: Hedef kitlenize hitap edecek en iyi URL yapısını araştırın

Hedef kitlenize hitap etmenin en iyi yolunun ne olduğunu araştırın. İyi bir URL yapısı güven uyandırır.

Kitleleriniz ccTLD’lerin kullanılmasını gerektiriyor mu? Veya mevcut alan adınızı kullanmaya devam edip bunun yerine alt klasörlerle çalışabilir misiniz? Alt alan adlarını kullanmanızı engelleyen teknik sınırlamalar var mı?

İşte en yaygın seçenekler:

  • Ülke kodu üst düzey alan adları (kısaca ccTLD’ler)
    Örnek:example.de
  • Alt alan adlarıyla birlikte ccTLD’ler veya genel üst düzey alan adları (kısaca gTLD’ler)
    Örnek:de.example.com
  • Alt klasörlerle birlikte ccTLD’ler veya gTLD’ler
    Örnek:example.com/es/
  • ccTLD’ler veya alt alan adları ve alt klasörler kombinasyonuna sahip TLD’ler
    Örnek:es.example.com/es-mx/

Her seçeneğin artıları ve eksileri vardır. Kararınızı yönlendirmek için aşağıdaki tabloyu kullanın.

MetotArtılarıEksileri
ccTLDTıklama oranları için iyidir
Yerel olarak sıralama için doğal bir avantaj sağlar.
Masraflıdır
Her etki alanının ayrı bir etki alanı yetkisi vardır.
Her pazar için ccTLD’lere sahip olmak genellikle imkansızdır.
SubdomainlerDüzenlemesi ve yönetmesi alt klasörlere göre daha kolay olduğu için ccTLD’lerden sonraki “en iyi seçenektir”Tıklama oranları için iyi değil
Arama motorlarına sıralama almak istediğiniz yer konusunda daha zayıf bir sinyal
Alt alan adları ayrı alan adları olarak ele alındığından, alan yetkisi için fayda sağlamaz
SubfolderAlan yetkilisi sinerjisinden yararlanırsınız
Bakım daha kolaydır
Tıklama oranları için iyi değil
Arama motorlarına sıralama almak istediğiniz yer konusunda daha zayıf bir sinyal
Ceza verilirse, tüm alan adı ceza alır

URL Ne kadar kısa o kadar iyidir

URL’ler ve uzantı alan adları söz konusu olduğunda: ne kadar kısa olursa o kadar iyidir!

Örnekler:

  • apple.com
  • netflix.com

Kısa modifiye edilmiş hali veya yeni TLD düşünün

ccTLD seçeneğine gitmek istiyorsanız, ancak istediğiniz tüm alan adları hala mevcut değilse, alan adlarınız için kısa bir değiştirici düşünebilirsiniz. Popüler uygulama Pocket bunu alan adını seçerek yaptı: getpocket.com.

Alternatif olarak .io.me.dev, ve gibi yeni TLD’lerden birini kullanabilirsiniz .tech.

Bu bölümün başında belirtildiği gibi, URL’lerin güven vermesi gerektiğini unutmayın, bu nedenle tanınabilir bir TLD’ye sahip olmak önemlidir. Yeni TLD’lerden birini seçmeye karar verirseniz, popüler olanı seçtiğinizden emin olun.

Kısa çizgi ile alan adları kullanmayın

some-domain-name.com gibi tire içeren alanlar iyi değildir. Tam eşleşen alan adlarının (arama sorgularıyla tam olarak eşleşen alan adları) büyük bir doğal avantaja sahip olduğu günlerde yanlış kullanımları nedeniyle, kalite konusunda çok fazla güven uyandırmazlar.

4. Adım: Uluslararası SEO stratejinizi nasıl yöneteceğinizi tanımlayın

Geleceği göz önünde bulundurarak uluslararası SEO stratejinizi nasıl yöneteceğinizi tanımlayın. Kendinizi bir köşeye sıkıştırmak istemezsiniz. Ayrıca, bir gemiye iki kaptan getirmeyin.

Genellikle merkezdeki SEO ekibinin uluslararası SEO stratejisini tanımlamaktan, yerel ekiplerin ise onu yürütmekten sorumlu olduğu bir yaklaşım görüyorum.

Adım 5: Tam kapsamlı anahtar kelime araştırması yapın

1. adımda yapmış olduğunuz anahtar kelime araştırmasına devam edin . Önce hitap edeceğiniz kitlelere odaklanın.

Sadece anahtar kelimeleri çevirmeyin

Anahtar kelimelerin genellikle 1’e 1 çevrilmediğini unutmayın. Bazen sadece tercüme edildiğinde, bu kelimeler tamamen farklı şeyler ifade eder.

Bu, size ziyaretçinin bağlamını anlatabilecek biriyle ortak olmanız gereken yerdir.

İki örnek vermek gerekirse: Dinleyicinin hangi argoyu duyduğunu ve kelimelerinizin birden fazla anlamı olup olmadığını açıklayabilirler.

6. Adım: Bir anahtar kelime stratejisi oluşturun

Bir anahtar kelime stratejisi oluşturmak için 5. adımda yaptığınız anahtar kelime araştırmasını kullanın.

Anahtar kelime stratejiniz, takip ettiğiniz anahtar kelimeler için sıralamaya başlamak için hangi içeriği oluşturmanız gerektiğini tanımlar.

7. Adım: Yerelleştirme sürecinizin nasıl çalıştığını tanımlayın

Anahtar kelime stratejiniz, yazmanız gereken içeriği tanımlar, ancak bununla başlamadan önce, yerelleştirme sürecinizin nasıl görüneceğini tanımlamanız gerekir.

Göz önünde bulundurmanız gereken şeyler şunlardır:

  • Tüm içerikte aynı kelimelerin tutarlı bir şekilde kullanılmasını nasıl sağlayacaksınız? Bu, anahtar kelime stratejiniz için olduğu kadar kullanıcı açısından da önemlidir. Aynı şeyden bahsederken, bir metinde A kelimesini ve başka bir metinde B kelimesini okumalarını istemezsiniz.
  • Yerelleştirme sürecini nasıl yöneteceksiniz? (Başlamak için Trello veya Google E-Tablolar gibi araçlar harikadır.)
  • Yerelleştirilmiş içeriği kim düzeltecek ve kontrol edecek?
  • Metnin yanı sıra yerelleştirilmiş görsellere ve videolara da ihtiyacınız var mı? Evet ise, onları kim yaratacak?
  • Kitlenize nasıl hitap edeceksiniz? 
  • Bir sayfanın başlığı ve meta açıklaması için hangi kısıtlamalar var ?
  • Aynısı Open Graph ve Twitter Cards için de geçerlidir .

8. Adım: Her pazar için bir bağlantı kurma(backlink) stratejisi oluşturun

Zaten büyük, yerleşik bir marka değilseniz, organik olarak çok fazla bağlantı alamayacaksınız. Bu genellikle bağlantı kazanmak için bir stratejiniz olması gerektiği anlamına gelir (ve bu bağlantıları elde etmek için aktif olarak çalışmanız gerekir). Buna bağlantı kurma stratejisi diyoruz .

Her pazar için bir tane oluşturmanız gerekir. Her pazar (biraz) farklı bir şekilde çalışır, bu nedenle bağlantı kazanma yolları da farklı olacaktır. Bir taktik A pazarında harika çalışabilir, ancak B pazarında herhangi bir bağlantıyla sonuçlanmayabilir.

Uluslararası SEO İçin En İyi Uygulamalar

Bir önceki bölümde uluslararası SEO stratejinizi tartışmıştık; Şimdi uluslararası SEO söz konusu olduğunda en iyi uygulamalara odaklanalım. Bunlar, doğası gereği daha taktikseldir ve yaygın hataları ele alır.

Her yerelleştirilmiş içerik varyantı için özel URL’ler kullanın

Özel bir URL kullanarak her yerelleştirilmiş içerik varyantını sunun.

Yerelleştirilmiş bir sürüm sunmak için URL’lerde veya tarayıcı ayarlarında yerelleştirme parametrelerini kullanmayın. 

Hangi yerelleştirilmiş içerik varyantı için hangi URL’nin ne anlama geldiği konusunda herhangi bir karışıklık olmasını istemezsiniz ve hreflang özelliğini kullanabilmek istersiniz , bu nedenle her içerik varyantı için özel bir URL kullanmak en iyi yoldur.

URL’lerde yerelleştirme parametrelerinin kullanılmamasının başka bir nedeni: Bu seçeneği desteklemedikleri(Google Search Console) için hedef kitleyi tanımlamak için web yöneticisi araçlarını kullanamazsınız .

Otomatik yönlendirme yapmayın

Ziyaretçileri ve/veya arama motorlarını IP adreslerine veya tarayıcı ayarlarına göre otomatik olarak yönlendirmeyin. Kullanıcılar için can sıkıcıdır ve arama motorları için de çok kafa karıştırıcı olabilir. Hatta ziyaretçilerin ve arama motorlarının belirli içeriği asla bulamamasına neden olabilir!

Ziyaretçilere ve arama motorlarına bir sayfanın alternatif bir sürümü hakkında aktif olarak bilgi vermek istiyorsanız, sayfanın üstünde veya altında aşağıdaki gibi bir mesajla bir banner gösterin:

“Bu sayfa ayrıca XXXX dilinde de mevcuttur .”

Ayrıca, sayfanın alt kısmına içeriğin farklı yerelleştirilmiş sürümlerine bağlantılar eklemeyi düşünün.

Otomatik yönlendirmelerin hasara yol açtığı sorunları sıklıkla duyduğumuzu lütfen unutmayın. Riskli bir iş. Örneğin birçok CMS eklentisi, algılanan konum veya tarayıcı diline dayalı otomatik yeniden yönlendirme desteğine sahiptir ve hatta bazılarında bu seçenek varsayılan olarak açıktır. Bu gibi sorunlarla uğraşırken bunu aklınızda bulundurun.

Yalnızca Google’ın ve başka hiçbir arama motorunun bir web sitesini dizine ekleme konusunda sorun yaşamaması daha da ilginç hale gelir. Bunun nedeni, süreçte JavaScript çalıştırırken Google’ın sayfaları oluşturma desteği olabilir. 

Çoğu eklenti bir JavaScript yönlendirmesi kullandığından, Google yönlendirmeyi görürken, diğer arama motorlarının çoğu (henüz) sayfaları oluşturmadığından görmez.

Lütfen Bing’in sayfaları da oluşturduğunu, ancak Google’dan çok daha küçük bir ölçekte oluşturduğunu, dolayısıyla yönlendirmeleri yakalama şanslarının düşük olduğunu unutmayın.

Cloacking kullanmayın

Gizleme(cloacking), kullanıcılara ve arama motorlarına içeriğin farklı sürümlerinin sunulmasını ifade eder. Bu, arama motorlarını yanıltmak için siyah şapka SEO’lar arasında popüler bir uygulamadır.

Örneğin, arama motorlarına, ziyaretçiler için zar zor okunabilen, anahtar kelime açısından zengin içeriği verirler. Aynı zamanda ziyaretçilere çok daha okunaklı bir versiyonunu sunarlar.

Uluslararası SEO’da gizleme bazen kullanıcılara otomatik yönlendirme sunmak için bir çözüm olarak kullanılır, ancak arama motorları için kullanılmaz. 

Önceki bölümde ele aldığımız gibi, çoğu durumda otomatik yeniden yönlendirme zaten önerilmez, ancak kullanıcılara A sayfası ve arama motorları B sayfası sunmak yalnızca sorunları daha da kötüleştirir.

Önerilen Kaynaklar:

Dünyanın bir kısmı için sitenizi kapatmayın

GDPR’nin tanıtılmasıyla birlikte ABD’deki birçok işletme panikledi ve web sitelerini Avrupalı ​​ziyaretçiler için erişilemez hale getirdi. Bazen ne olduğunu açıklayan kısa bir mesaj gösterdiler ve bazen de 451 HTTP durum kodunu yanlış kullandılar.

Sitenizi dünya nüfusunun %11’ine erişilemez hale getirmek, ki bu hedef kitleniz içinde olabilir, genellikle çok kötü bir fikirdir. Yaratıcı olun ve GDPR ile ilgili endişelerin üstesinden gelin ve kendinizi sınırlamayı bırakın.

Otomatik çeviri araçlarını kullanmayın

Web sitelerini yerelleştirirken otomatik çeviri araçlarını (makine çevirisi) kullanmayın. Daha önce de belirttiğimiz gibi, birçok kelime bir dilden diğerine 1’e 1 çevrilmez. Bunun dışında, birkaç çeviri aracı gerçekten insan tarafından okunabilir içerik üretir.

Uluslararası SEO yaparken, hedef kitlenizin bağlamını doğru anlamanız çok önemlidir. Otomatik çeviri araçları, bu kısmı yanlış anlamanın kesin yoludur.

hreflang özelliğini kullanın

Hreflang özelliği , içeriğinizin hangi dilde olduğunu ve içeriğinizin hangi coğrafi bölge için olduğunu belirtmek için kullanılır.

Niteliği şu şekilde uygulayabilirsiniz hreflang:

  • <head>HTML’nizin bölümüne dahil etmek ,
  • XML site haritası işaretlemenize dahil etmek veya
  • HTTP başlıklarınıza dahil etmek.

hreflang niteliğini kullanırken yapılacak en iyi uygulamalar şunlardır:

  • Hem sayfanın kendisini hem de çevrilmiş türevlerini referans gösterin.
  • Çift yönlü hreflang öznitelik referanslarına sahip olduğunuzdan emin olun.
  • Dil ve bölge kombinasyonlarını doğru tanımlayın.
  • Her zaman şu şekilde ayarlayın hreflang="x-default".
  • hreflang özelliğinin ve kurallı URL’nin eşleştiğinden emin olun.
  • hreflang niteliğini tanımlarken mutlak URL’ler kullanın.
  • hreflang niteliğini uygulamak için yalnızca bir yöntem kullanın.

Her zaman hreflang özniteliği kullanmanızı önersek de, bazıları, arama motorlarının doğru hedef kitle için doğru sayfayı sıralamada, herhangi bir sorun yaşamaması durumunda, hreflang özniteliğin eklenmesinin yalnızca kafa karışıklığına neden olabileceğini savunuyor .

Bunu aklınızda tutun. SEO aynı zamanda pragmatik olmakla da ilgilidir.

Google Search Console’da ve diğer araçlarda coğrafi veya dil hedeflemeyi tanımlama

hreflang seçeneği dışında, örneğin Google Search Console ve Bing Web Yöneticisi Araçları’nı kullanarak hedef kitlenizle ilgili tercihlerinizi tanımlayabilirsiniz.

Tercihlerinizi kötü bir şekilde yapılandırarak sitenizin görünürlüğünü ciddi şekilde sınırlayabileceğiniz için bunları dikkatli kullanın.

Örneğin, etki alanı olan bir İspanyol web siteniz var (example.com) ve Google Search Console’da İspanya’yı hedeflediğinizi tanımlıyorsunuz. Artık sitenizin İspanya dışında (Meksika’da olduğu gibi) görünürlüğü çok sınırlı olacak!

Google Search Console

(Alt)alanlar
Google Search Console, bir ccTLD kullanmıyorsanız, (alt)alanlar için hem dil hem de bölge tercihlerinizi tanımlamanıza olanak tanır; o zaman bu yalnızca dil tercihleridir.

Alt klasörler
Alt klasörler için ayrı özellikleriniz varsa, bu alt klasörlerin her biri için bölge tanımlayabilirsiniz.

Eski Google Arama Konsolunda tercihleri tanımlama
Dil ve bölge tercihlerini tanımlama araçları henüz yeni Google Search Console’da mevcut olmadığından, bunun eski Google Search Console’da Uluslararası Hedefleme Raporu altında (yeni bir sekmede açılır) yapılması gerekir.

Bing Web Yöneticisi Araçları

Bing Web Yöneticisi Araçları, dil tercihlerini tanımsız bırakmayı seçerken yalnızca bölge tercihlerini tanımlamanıza olanak tanır. Bir alanı doğruladıktan sonra bunu bir alan, alt alan, alt klasör ve hatta sayfa düzeyinde yapabilirsiniz.

Bu araçlarda tercihlerinizi yalnızca arama motorlarının doğru hedef kitle için doğru sayfayı sıralamada sorun yaşıyorsa tanımlamanız tavsiye edilir. Bu özelliği kullanacaksanız ve bu özellikle birlikte hreflang: kullanıyorsanız  çakışan sinyaller göndermediğinizden emin olun.

Kaynak: https://www.contentkingapp.com/academy/international-seo/

Uluslararası SEO’da Dünyaca ünlü Aleyda Solis’in şu Youtube videosu da harika bir kaynaktır.

Similar Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir